Dijital Dünyanın Enleri Belli Oldu!

Dijital Dünyanın Enleri Belli Oldu!

Dijital Dünya Enlerini Seçti!

KırmızıTÜRK & Evos Angels Ödül Töreni Düzenlendi.

Türkiye Yılın Defilesine Damga Vurdu…

Türkiye’nin ilk tescilli dijital dergisi Evo’s Angels ve Spikerler Platformu Kırmızı Türk Haber tarafından bu yıl 3. kez düzenlenen, birçok siyasetçi ve ünlü simaların jüri koltuğunda oturduğu, “Dijital Dünyanın Enleri” Ödül Töreni, Türkiye’nin önde gelen mankenlerinin bulunduğu karma defile ve Evo’s Angels tarafından dört yıldır aralıksız gerçekleştirilen “Yıldızlar Geçiti”ne 4 Mart 2015 tarihinde Evren Yaşlak ve Evrim Yaşlak kardeşlerin ev sahipliğinde Elite World Business Otel’de gerçekleşen görkemli bir törenle sahiplerini buldu.

yilin-en-iyi-kadin-oyuncusu

Türkiye’de ilk defa bir dijital yayın grubu 51 farklı kategoride enlerini seçti. Dijital Dünyanın En’leri, bir milyonun üzerinde kişinin oylama sonuçları ile belirlendi.

Evo’s Angels Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yaşlak, Başkan Yardımcısı Evrim Yaşlak ve Kırmızı Türk Haber Platformu Kurucusu Cengizhan Kaya’nın konuşmalarıyla başlayan görkemli gecenin sunuculuğunu ünlü oyuncu ve komedyen Metin Yıldız ve Miss Turkey 2009 güzeli Ayça Kuru yaptı.

Gecede bulunan jüri üyeleri; Eski Bakan Bülent Akarcalı, Cumhurbaşkanı danışmanlarından Prof. Dr. Salih Yaşlak, Konsiad Başkanı Abdullah Başçı, Utek Başkanı Dr. Ömer Özdoğan, Karenasa Uluslararası Lobicilik Yön. Kur. Başkanı Sn. Bünyamin Altunelli, Kobi Türkiye Yön. Kur. Başkanı Koray Aksu, Televizyon ve Program yapımcısı Sn. Savaş Kalafat, Fashion Art Yön. Kur. Başkanı Sn. Mesut Büyüksofuoğlu, Show TV Magazin Haber Müdürü Sn. Ömür Sabuncuoğlu, Şeker Yapım Yön. Kur. Başkanı Burak Donay, Tüketici Akademisi başkanı Fahri Ustaoğlu, Model Elif Ece Uzun, Takvim gazetesi köşe yazarı Ufuk Özcan, Depodans cafe Yön. Kur. Başkanı Kutsal Zeren, Febus Medya Yön. Kur. Başkanı Kürşat Okutmuş, Ünlü Yaşam Koçu İnönü İlhan, Elite World Business Otel Müdürü Sn. Hüseyin Faik Alsaç ve Bugün Gazetesi Köşe Yazarı Aykut Işıklar’dı.

Gece aynı zamanda Türkiye yılın en görkemli karma defilesine ev sahipliği yaptı. Koreografisi Asil Çağıl tarafından hazırlanan defilede tescilli modeller podyumda yürüdü. Şinasi Günaydın- Renkli Düşler Kreasyonuyla, Yelda Aslan- Işık Kreasyonuyla, Aydın Göynü – Düşler Ülkesinde Bir Garip Seyyah Kreasyonuyla, Nebahat Çağıl – Keçenin Büyüsü Kreasyonuyla gecede bulunanlara modanın ne demek olduğunu kanıtladılar.

Moda, magazin, medya ve sanat dünyasının önemli isimlerini buluşturan gecenin finali ise “Depodans cafe ekibinden Emek & Büşra Yeter ikilisinin Salsa, Marina Federenko’nun Modern dans gösterisiyle tamamlandı.

İşte 3. Dijital Dünyanın Enleri

“3. Dijital Dünyanın Enleri” töreninde ödül alan isimler ise şu şekilde;

  1. Yılın En İyi Kadın Haber Spikeri : Ece Üner
  2. Yılın En İyi Spor Spikeri : Figen Civan
  3. Yılın En İyi Hafta Sonu Kadın Program Sunucusu: Ezgi Gözeger
  4. Yılın En İyi Hafta Sonu Ana Haber Spikeri : Işıl Açıkkar
  5. Yılın En İyi Ekonomi Spikeri : Zeliha Saraç
  6. Yılın En İyi Kadın Hafta İçi Gece Spikeri : Meryem Özgün
  7. Yılın En İyi Erkek Hafta İçi Sabah Spikeri : Deniz Bayramoğlu
  8. Yılın En İyi Kadın Hafta İçi Sabah Spikeri : Meltem Günay
  9. Yılın En İyi Aktüel Program Sunucusu: İpek Tuzcuoğlu
  10. Yılın En İyi Çıkış Yapan Program Sunucusu : Saadet Özsırkıntı
  11. Yılın En İyi Aktüel Haber Programı Sunucusu : Rana Çetin
  12. Yılın En İyi Spor Adamı : Turgay Kıran
  13. Yılın En İyi Astrologu: Anıl Can
  14. Yılın En İyi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı: Dr. Turan Uslu
  15. Yılın En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçısı : Aydilge
  16. Yılın En İyi Kadın Oyuncusu: Asuman Dabak
  17. Yılın En İyi Erkek Oyuncusu: Barış Kılıç
  18. Yılın En İyi Modeli : Simge Tertemiz
  19. Yılın En İyi Aktüel Magazin Programı : Söylemezsem Olmaz
  20. Yılın En İyi Magazin Programı : Pazar Sürprizi
  21. Yılın En İyi Röportajı: Ömür Sabuncuoğlu/ Jessica Alba
  22. Yılın En İyi Dijital Reklam Ajansı: Destex Reklam
  23. Yılın En İyi Dijital Baskı Firması : Copyright Dijital/ Hüseyin Tanrıverdi
  24. Yılın En İyi Düğün Organizasyon Firması: Alpares Organizasyon
  25. Yılın En İyi Cemiyet Dergisi: Klass Magazin
  26. Yılın En İyi Model Yarışması : Perfect Models of Turkey
  27. Yılın En İyi Çıkış Yapan Bayan Oyuncusu: Burcu Kıratlı
  28. Yılın En İyi Çıkış Yapan Erkek Oyuncusu: Emre Kızılırmak
  29. Yılın En İyi Yönetmeni: Biray Dalkıran /Peri Masalı Filmi
  30. Yılın En İyi İş Oteli : Elite World Business Otel
  31. Yılın En İyi Fizyoterapisti : Hüseyin Oğuzhan Söylemez
  32. Yılın En İyi Saç Ekim Merkezi: Este Palace
  33. Yılın En İyi Medya Danışmanı : Konca Kumkum
  34. Yılın En İyi Program Yapımcısı : On Numara Yapım
  35. Yılın En İyi Çıkış Yapan Spikeri : Setenay Cankat
  36. Yılın En İyi Çıkış Yapan Erkek Sanatçısı : Edis / Benim Ol
  37. Yılın En İyi Kadın Programı Sunucu : Zahide Yetiş
  38. Yılın En İyi Girişimcisi : Şahin Zülfikarlı
  39. Yılın En İyi Özgün Müzik Programı Sunucusu : Uğur Işılak Bin Yıllık Yankılar
  40. Yılın En İyi Aktüel Müzik Program Sunucusu : Zerrin Özer Anılarınla Gel
  41. Yılın En İyi Oyuncu Ajansı : Tümay Özokur
  42. Yılın En İyi Oyuncu Menajeri : Aslı İslamoğlu
  43. Yılın En İyi Karakter Kadın Oyuncusu : Yeşim Salkım
  44. Yılın En İyi Karakter Erkek Oyuncusu : Hazım Körmükçü
  45. Yılın En İyi Şarkısı: Koyver Kendini / Bedük
  46. Yılın En İyi Manuel Terapisti : Cuma Karabaş
  47. Yılın En İyi Kosmotologu : Sirel Önder
  48. Yılın En İyi Kadın Umut Vaad Eden Oyuncusu : Tuğçe Sarıkaya
  49. Yılın En Çok Şarkıcısı : Tuğba Yurt
  50. Yılın En İyi Görüntü Sistemleri Firması : Pozitif Prodüksiyon
  51. Yılın En İyi Erkek Haber Spikeri : Serdar Cebe

Güle güle Yaşar Kemal – Yaşar Kemal’in Hayatı

Yaşar Kemal Kimdir?

Yaşar Kemal bu ülkenin önemli kilometre taşlarından biridir. Torosların eteklerinde büyümüş, insandan önce toprağı tanımış bir Anadolu çocuğu. Yazmak için yaşayan, bizi sözcükleriyle anlatan bir halk ozanı Yaşar Kemal. Asıl adı Kemal Sadık Göğceli…

Kemal Sadık Göğceli, 1923 yılının güneş ışınlarının pamuk tarlalarının ve meyve ağaçlarının üstünde parıldadığı bir öğle vakti, Osmaniye’nin Gökçeadam Köyü’nde taraçalı bir evde dünyaya geldi. Babası Sadık Efendi hali vakti yerinde bir çiftçiydi. Kemal ve üvey kardeşi Yusuf da küçük yaşlarından itibaren kafalarında kasket, bellerinde çuval babalarına yardım ediyorlar, pamuk tarlalarında beyaz altın topluyorlardı.

Yedi sekiz yaşlarındayken bir Kurban Bayramı’nda yere devirdiği koyunu kesen eniştesini izliyordu. Ancak kılıç keskinliğindeki bıçağı terli elleriyle tutamayan eniştesi, istemeden Kemal’in sağ gözünü kesiyor ve Kemal’in aydınlık dünyasını karartıyordu.

Bir yıl sonra babasıyla köy camisinde namaz kılarken babasının kanlar içinde yere devrildiğini gördü. Babasını onlarca kez sırtından bıçaklayarak öldüren onun için tanıdık bir isimdi kardeşi Yusuf…

Daha sonra büyük çabalarla kendisini Burhaniye İlkokulu’na kaydettirmeyi başardı. Lakin delikanlıydı Kemal, okul da çok kalabalık… Otuzdan fazla işe girip eşkiya tavırları sebebiyle okuldan kovulunca; ilk trene binip kendisini İstanbul Sirkeci Garı’na attı.

İstanbul’da uzun süre iş arayan Kemal açlıktan ölmek üzereyken, Adana’dan gelen ahbapları Orhan Kemal ve Arif Dino tarafından Nadir Nadi ile tanıştırıldı ve Cumhuriyet Gazetesi’nde Yaşar Kemal adıyla röportajları yayınlanmaya başladı.

Yayınladığı ilk kitabı “Sarı Sıcak”tan sonra bir roman yazması gerektiğini anladı. Sevdikleri uğruna dağa çıkan amcasının oğlundan esinlenerek bir eşkiya hikayesi olan “İnce Memed”‘i 1953’ün kışında bitirdi. Ancak yayınlatması kolay olmayacaktı.

İnce Memed, önce parça parça Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanmaya başladı. Ancak henüz yarısında bile değilken, İstanbul Başsavcılığı’ndan emir geldi. “Tefrikayı durdurun.” Basımı durdurulan eseri sahiplenen Ertem Eğilmez, 1955’te kitabı bu sefer roman olarak bastı.

İnce Memed basıldıktan sonra Yaşar Kemal hergün başka bir ödül törenine koşuyor, bu sırada eşi Tilda ise kitabı İngilizce’ye çeviriyordu. İngilizceye çevrilen kitap Unesco’nun desteğiyle New Mexico ve Sidney gibi kentlere kadar ulaştı.

Yaşar Kemal 1962 yılında katıldığı Türkiye İşçi Partisi’nde yöneticilik yaptığından, daktilosunu bir süre mühürleyip, dağ köylerinden, sımsıcak ovalara kadar coşkun nutuklar attı. Ancak beklediği ilgiyi göremeyince istifasını verip tek bildiği işe yazmaya döndü.

İnce Memed’in başarısından sonra siyasi tarafıyla her zaman tartışılan Yaşar Kemal, 1974 ve 75’te arka arkaya yazdığı “Demirciler Çarşısı Cinayeti” ve “Yusufçuk Yusuf” gibi eserleriyle kan davası dramını anlatarak, bu meselenin Avrupa gazetelerinde çıkmasını sağladı.

Adına açılan pek çok davanın arasında kitaplarını yayınlatmaya devam ediyor, şehirdeki bir profesörden taşradaki bir çobana kadar her kesimden insana ulaşıyordu. Bu çabası ona 1996’da Newyork’ta İnsan Hakları Örgütü’nün baskıya karşı cesaret ödülünü kazandırdı.

Lakin zaman acımasızdı. 19 Ocak 2007 sabahı Yaşar Kemal, çok sevdiği eşi Tilda’sını kaybetti. Cenazesi kaldırılırken eşinin başucunda göz yaşı döken büyük yazar, uzun süre kendisini gün ışığından ve insandan soyutladı.

4 Aralık 2008’de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün elinden alan Yaşar Kemal, kendi deyimiyle yaşam kavgası vermeye devam ederken 92 yaşında hayatını kaybetti.

14 Ocak 2015’te solunum güçlüğü ve kalp ritm bozukluğu sebebiyle İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan Türk edebiyatının dev çınarı Yaşar Kemal, 14 Ocak 2015’ten beri akciğer enfeksiyonu ve kalp ritm bozukluğu tanısıyla 45 gündür kesintisiz olarak yoğun bakım servisinde tedavi görüyordu. Usta yazar tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde dün (28 Şubat 2015) hayata gözlerini yumdu.

Yaşamı boyunca silahların bırakılması, kardeşçe ve dostça yaşanan bir dünya yaratılması için mücadele veren Türk edebiyatının dev çınarı Yaşar Kemal’in hayata veda etmesi Türkiye’yi yasa boğdu.

Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk yazar olan Yaşar Kemal’in eserleri yaklaşık 40 dile çevrildi ve yurt dışında büyük ilgi gördü. Çok sayıda roman, senaryo ve öykülerinin yanı sıra gazeteci olarak unutulmaz röportajlara da imza atmıştı. Yaşar Kemal büyüdüğü Osmaniye’ye bağlı Gökçeadam köyünde iki yıl önce kendi adını taşıyan kültür merkezinin açılışında yaptığı konuşmada “Bir Kürt köyünde doğdum ve bir Türk köyünde büyüdüm. Hiç kimse Kürdüm diye dışlamadı beni. Biz burada cennette büyüdük. Köyümü gören herkes ‘Bütün Türkiye Yaşar Kemal’in köyü gibi olsun diyecek” demişti.

Yaşar Kemal Belgeseli:

Yaşar Kemal Eserleri:

Romanları

İnce Memed I, 1955
İnce Memed II, 1969
İnce Memed III, 1984
İnce Memed IV, 2006
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, 1997
Karıncanın Su İçtiği, 2002
Tanyeri Horozları, 2002
Ortadirek, 1960
Yer Demir Gör Bakır, 1963
Ölmez Otu, 1968
Demirciler Çarşısı Cinayeti,
Yusufçuk Yusuf
Yağmur Kuşu
Kale Kapısı
Kanın Sesi
Üç Anadolu Efsanesi, 1967
Ağrı dağı Efsanesi, 1970
Binboğalar Efsanesi, 1971
Algözüm Seyreyle Salih, 1976
Çakırcalı Efe, 1972
Yılanı Öldürseler, 1976
Kuşlar da Gitti, 1978
Deniz Küstü, 1978
Yağmurcuk Kuşu, 1980

Çocuk Romanı

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, 1977

Öykü

Sarı Sıcak, 1955,

Deneme-Derlemeleri

Ağıtlar, Halkevi, 1943
Taş Çatlasa, Ataç, 1961
Baldaki Tuz, 1974
Gökyüzü Mavi Kaldı
Ağacın Çürüğü: Yazılar-Konuşmalar, 1980
Yayımlanmamış 10 Ağıt, Anadolu Sanat, 1985
Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri, 1997
Ustadır Arı, Can, 1995
Zulmün Artsın, 1995

Röportajları

Allah’ın Askerleri, 1978
Yanan Ormanlarda 50 Gün, Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955
Çukurova Yana Yana, 1955
Peribacaları, 1957
Bu Diyar Baştan Başa, 1971
Bir Bulut Kaynıyor, 1974
Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor, 2000

Çeviri

Ayışığı Kuyumcuları , 1977

Yaşar Kemal’in okurlarına vasiyeti

Kasım 2014’te Bilgi Üniversitesi’nin kendisine ‘fahri doktora’ unvanı vermek için düzenlediği törene sağlık sorunları nedeniyle katılmayan Yaşar Kemal’in gönderdiği mesaj, adeta okurlara bırakılmış bir vasiyetti.

Kemal şöyle demişti: “Bir, benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki, insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin.

“Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir.

“Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.”

Aşağıdaki videoda dinleyeceğiniz konuşması da Yaşar Kemal’in topluma vasiyetinin bir bölümü sayılmalı: “Türkiye’nin alnındaki bu kara lekeyi temizleyin.”

Yaşar Kemal’in Sivas konuşmasından bir bölüm:

Yaşar Kemal Pazartesi günü toprağa verilecek

Yaşar Kemal’in cenazesi, 2 Mart Pazartesi günü Teşvikiye Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Aynı gün 15.30’da ise Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Yaşar Kemal’in ailesi ve yakınlarının ev sahipliğinde veda toplantısı düzenlenecek. Güle güle Yaşar Kemal.

Sizce Bu Elbise Ne Renk?

Elbise beyaz ve altın rengi mi, mavi ve siyah mı?

Sosyal paylaşım sitesine ‘swiked’ kullanıcı isimli bir kişinin yüklediği elbise fotoğrafı, dünyayı resmen ikiye böldü!

Fotoğraftaki elbisenin rengi ‘beyaz ve altın sarısı’ diyenlere ‘ne demek canım, bal gibi mavi ve siyah’ karşılığını verenler, internette büyük bir tartışma başlatmış oldu.
İşte o elbise…

elbise_mavi

Siz bu resimde ne renk görüyorsunuz? Yakınınızdakilerin de görüşünü alın… İki farklı sonuç çıkacak!
Beyaz ve altın sarısı ya da…
Mavi ve siyah!

Bir internet sitesinin elbise hakkında açtığı ankette, elbiseyi sarı-beyaz görenlerin sayısı şimdilik daha fazla.

Göz retinalarımız, gece ve gündüz görüşünde renkleri ayırdetmemizi sağlayan çubuklarla donatılmış durumda. Ancak bu fikir ayrılığının sebebi olarak, bu hücreleri göstermek yanlış olur.

Amerika Randolph-Macon Üniversitesi’nde görev yapan Psikoloji bölümü başkan yardımcısı Prof. Cedar Riener de bu fikir ayrılığının retina kaynaklı olduğunu düşünmediğini belirtiyor ve ekliyor:

“Retinadaki bu çubuklar 3 ana renge kodlanmış durumda: kırmızı, mavi ve yeşil. Ve her birimiz renkleri farklı derecelerde algılayarak görüyoruz. Ancak bu farklar bir rengi başka görecek kadar büyük farklar değil. Renk körlüğü olarak adlandırılan yeşil-kırmızı rengi ayırt edememe durumu bile 5-1 derecelendirilirken diğer renklerde bu durum 2-1 şeklinde.”
Cismin üzerine yansıyan ışığın da rengi farklı algılamaya yol açtığını belirten Riener, ışık yansımalarının da bu görüş ayrılığına sebep olabileceğinin altını çiziyor.

Rockefeller Üniversitesi’nden yapılan açıklama ise olaya başka bir açıdan yaklaşıyor. Gözlerimizi baktığımız bir renk veya desenden, bir diğerine çevirdiğimizde, ilk baktığımız renk ve desenin etkisinin yansıyabileceği yönünde. Buna görüşte ‘astarlama’ deniyor.

Bilim insanları ise bu elbisenin neden iki farklı renkte göründüğü hakkında henüz bir açıklama yapmadı.

Sosyal medya çalkalanıyor!

Elbisenin rengi üzerine Twitter’da dönen tartışmalara ünlü yıldızlar da katıldı. ABD’li reality şov yıldızı Kim Kardashian, elbiseyi altın sarısı ve beyaz; rapçi eşi Kanye West ise siyah ve mavi gördü.

ABD’li ünlü şarkıcı Taylor Swift başta “saçmalık” dediği tartışmaya kendini kaptırdı ve görüşünü “mavi ve siyah” olarak belirtti.

Justin Bieber da elbiseyi mavi ve siyah gördü.

Bu yıl en iyi kadın oyuncu Oscar’ını kazanan Julianne Moore da elbiseyi beyaz ve altın rengi olarak gördüğünü yazdı.

elbise_photoshop

Photoshop renk skalasına göre elbisenin rengi ‘mavi’ paletinde yer alıyor…

Bir diğer internet sitesi ise elbisenin satıldığı mağazanın internet sitesinde bu modelin ‘beyaz ve altın rengi’ modelinin hiç olmadığını, üretici firmayı telefonla arayarak bunu teyid ettiklerini belirtti. Kısaca onlar da elbisenin mavi-siyah olduğunu söylüyor ve elbisenin tüm renklerini (bu renk de dahil olmak üzere) şöyle gösteriyor:

elbise_renk

İnternetteki bu kaosun üzerine resmi twitter üzerinden de açıklama yapan elbise üreticisi, elbisenin kesinlikle “mavi siyah” olduğunu yazdı.

elbisenin_gercek_rengi

İngiliz firmanın kreatif yönetmeni Ian Johnson tarafından yapılan açıklamaya göre elbise, sosyal medya sitesinde paylaşılmaya başladıktan sonra depolarda tükenmiş ve yeniden üretime geçilmiş. Johnson, fotoğraftaki elbiseyi sarı-beyaz görenler için bir de müjde verdi;

“Elbisenin ‘altın sarı – beyaz’ versiyonunu üretmeye derhal başlayacağız”

Bilim ve teknoloji sitesi Wired ise olayı aşağıdaki görselle sunarak ‘elbise mavi-siyah’ diyor:

elbise_renkleri

Yukarıdaki fotoğrafa da yer veren Wired, sağdaki görüntünün beyaz ayarıyla oynanarak elbisenin ‘sarı-beyaz’ göründüğünü, soldakinin ayarıyla elbisenin ‘lacivert ve siyah’ göründüğünü, gerçek rengin ise ortadaki olduğunu iddia ediyor.

Peki siz ne renk görüyorsunuz?

Hastane Tuvaletinde Oğlunu Öldüren Anne

Hastane Tuvaletinde Oğlunu Öldüren Anne

​10 yaşındaki oğlunu tedavi gördüğü hastanenin tuvaletinde boğarak öldüren kadın gözaltına alındı

Tüyler ürperten cinayet hakkında alınan ilk bilgiye göre, olay Gazi Hastanesi KBB servisinde meydana geldi. Nurhan S. adlı kadın, 10 yaşındaki oğlu O.S.’yi otoplasti (kepçe kulak) ameliyatı olması için Gazi Hastanesi’ne yatırdı.

Cuma günü gerçekleştirilen ve başarılı bir şekilde sonuçlanan ameliyattan sonra O.S. gözetim altına alındı. Pazar gecesi Nurhan S., oğlu O.S.’yi tuvalete götürmek üzere odasından çıkardı. Annesiyle birlikte el ele olacaklardan habersiz şekilde tuvalete giden küçük çocuk, öz annesi tarafından boğularak öldürüldü.

Olayın ardından iddiaya göre hastaneden çıkarak Konya Yolu üzerinde araçların önüne atlayan Nurhan S., daha sonra acil servise gelerek çocuğunu tuvalette boğarak öldürdüğünü söyledi. Hastane görevlileri, kadının söyledikleri doğrultusunda tuvaleti kontrol ettiklerinde çocuğun cansız bedeniyle karşılaştı.

Hastaneye gelen polis ekipleri, Nurhan S.’yi gözaltına aldı. Küçük çocuğun cansız bedeni ise otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

Gazi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kadriye Altok, olaydan dolayı çok üzüldüğünü belirterek, “Dün gece saat 02.00 civarında KBB servisinde yatarak tedavi gören bir hastayı başında refakatçi olarak bekleyen annesi, hastanenin zemin katındaki bayan tuvaletine götürerek en sondaki odada boğarak öldürmüş.”

“Daha sonra hastaneden çıkarak Konya yolunda araçların önüne atmış kendisini. Bunları kendi ifade etmiş. Acil servise başvurmuş ve çocuğunu öldürdüğünü itiraf etmiş. Acil mavi kod çağrısı yapılarak hızlıca ekipler ilgili yere ulaşmış ancak çocuğu kurtaramamışlar.

“Son derece üzücü bir olay. Daha önceden annenin böyle bir psikiyatrik sorunu olmadığını, en azından bizim hastanemizde olmadığını kayıtlarımızda araştırarak gördük. Klinik çalışanlarının değerlendirmelerini istedik, çocuğuna son derece ilgili bir anne olduğunu, beraber dolaştığını ifade etti sorumlu hemşire. Son derece üzgünüz” dedi.

Çocuğu ameliyat eden Prof. Dr. Metin Yılmaz ise, çocuğun Cuma günü ameliyat olduğunu ve bakımlarının rutin şekilde yapıldığını söyledi. bugün itibariyle çocuğun taburcu olmasının planlandığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Kepçe kulak ameliyatı olmuştu. Annesi çocuğun okulda başarısını ve ilişkilerini etkileyen kepçe kulak problemi olduğunu söylemişti. Biz de yarıyıl tatilinde ameliyatı planladık. Herhangi bir sorun yoktu, gayet başarılı bir ameliyat olmuştu” dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, anne Nurhan S.’nin 10 yıl önce kendi hastası olduğunu ve o dönemden bu döneme herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşmadığını ifade etti.

Ege Bölgesi İçin Kuvvetli Sağanak Yağış Uyarısı

Ege Bölgesi İçin Kuvvetli Sağanak Yağış Uyarısı

Ege Bölgesinde devam eden sağanak yağışın yarın İzmir ve Aydın il genelinde, Manisa merkez ve çevrelerinde kuvvetli, lokal olarak da çok kuvvetli olması bekleniyor.
.

Ege Bölgesi’nde Sağanak Yağış

Ege Bölgesinde devam eden sağanak yağışın yarın İzmir ve Aydın il genelinde, Manisa merkez ve çevrelerinde kuvvetli, lokal olarak çok kuvvetli olacağının beklendiği bildirildi.

Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada İzmir’in merkez ilçeleri ile Seferihisar, Urla, Çeşme, Karaburun, Selçuk, Menderes, Torbalı ilçeleri, Aydın’ın Germencik, Kuşadası, Söke, Didim, Koçarlı, İncirliova ilçelerinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak ile lokal dolu yağışı ve yıldırım düşmesine karşı tedbirli olunması gerektiği belirtildi.

Ege Bölgesinde devam eden sağanak yağışın yarın İzmir ve Aydın il genelinde, Manisa merkez ve çevrelerinde kuvvetli, lokal olarak da çok kuvvetli olacağının beklendiği ifade edilerek, ani sel ve su baskını gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olunması istendi.

Sendika Yasası’nda İşçiyi Sevindirecek Değişiklik

Sendika Yasası’nda İşçiyi Sevindirecek Değişiklik

Sendika Yasası’nda işçiyi sevindirecek bir değişiklik yapılacak. Anayasa Mahkemesi Sendikalar Yasası’nın bazı maddelerini iptal etti. Böylece KOBİ’lerde çalışan 6.5 milyon işçiye ‘sendika tazminatı’ hakkı geri geldi. Belediyeler başta olmak üzere şehir içi ulaşımında çalışan işçi statüsündeki kişiler ile 200 bin banka çalışanına ‘grev hakkı’ tanındı. Bundan sonra şehir içi ulaşımında ‘grev nedeniyle’ belediye otobüsleri, şehir hatları vapurları çalışmayabilecek; bankalarda ‘bu iş yerinde grev vardır’ pankartı asılabilecek.

İşte milyonlarca vatandaşı ve çalışanı ilgilendiren o kararlar…

Anayasa Mahkemesi (AYM), geçen hafta CHP’nin başvurusunu karara bağladı. CHP, 2012 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzasıyla yasalaşan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun bazı hükümlerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi de geçen hafta bu başvuruyu değerlendirerek karara bağladı ve yasanın bazı maddelerini iptal etti.

EN AZ 13 BİN LİRA EKSTRA TAZMİNAT

AYM’nin bu iptal kararı milyonlarca çalışanın yüzünü güldürürdü. Fakat, banka patronları başta olmak üzere KOBİ’ler ve belediye başkanları bu karardan memnun olmadı.

Mahkemenin en kritik kararlarından biri 30’un altında işçi çalıştıran iş yerlerine dair oldu. Mahkeme, bu iş yerlerinde sendikaya üye olma, sendikal toplantılara katılma gerekçesiyle işten atılan çalışanlara, ‘sendikal tazminat verilemez’ hükmünü iptal etti. Böylece bu iş yerlerinde çalışanlar da ‘sendikal’ gerekçeyle işten atılsalar bile, mahkeme kararıyla bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere ‘sendikal tazminat’ alabilecekler.

Bu tür iş yerlerinde çalışan yaklaşık 6.5 milyon işçinin, ‘asgari ücretli’ gösterildiği göz önüne alındığında, bir işçi sendikal faaliyeti nedeniyle işten atılırsa, kıdem ve ihbar tazminat hakkına ek olarak, mahkemeye başvurması halinde bir de ‘sendikal tazminat’ alabilecek. Bu tazminat tutarının 1 yıllık ücretinden az olamayacağı hükmü dikkate alındığında, asgari ücretli bir çalışan tüm haklarına ek olarak, 1071 liralık brüt ücretin 12 ile çarpılması sonucu, 12 bin 852 liralık da ‘sendikal tazminatı’ alabilecek. Mahkemenin, 1 yıllık süreyi daha fazla da artırabileceği göz önüne alındığında sendikal tazminat tutarı daha da yükselebilecek.

TOBB BASTIRMIŞ, TÜRK-İŞ’TE BAŞKAN DEĞİŞMİŞTİ

2012 yılında Meclis’te kabul edilen 6356 Sayılı Sendikalar Yasası’nın 6.5 milyon işçiye sendika yolunu kapatan maddesi büyük tartışmalara neden olmuştu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bastırmasıyla bir gece yarısı tasarıya eklenen değişiklikle ilgili olarak, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş ile birlikte TOBB ve TİSK’le ‘gizli bir protokol’ imzalamakla suçlanmıştı. Türk-İş Yönetim Kurulu bu protokolü gerekçe göstererek Kumlu’ya ‘istifa’ baskısı yapmış ve yaklaşık 1 yıl sonra Kumlu, Türk-İş Başkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı.

200 BİN BANKACIYA GREV HAKKI

AYM’nin aldığı bir diğer karar da bankacılık sektörü çalışanlarına grev yasağını kaldırmak oldu. Böylece Sektörde çalışan yaklaşık 200 bin kişiye grev yapma hakkı getirildi. 200 bin çalışanın yüzde 27’sini yani yaklaşık 54 binini kamu bankaları oluşturuyor. Bu karar sonrası grevin olduğu banka şubelerinde ‘bu işyerinde grev vardır’ pankartları görmek mümkün olabilecek.

BAŞKANLAR ÜZÜLDÜ, ÇALIŞANLAR SEVİNDİ

Mahkemenin kararlarından bir diğeri de belediye başkanlarını üzerken, şehir içi ulaşım sektöründe çalışan işçileri sevindirdi. Mahkeme, bankacılık ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde grev ve lokavt yapılamayacağına ilişkin kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı buldu. Buna göre şehir içi ulaşımında çalışan binlerce işçiye de ‘grev hakkı’ geldi. Böylece belediye başkanları ile toplu sözleşme masasında anlaşamayan işçiler, ‘grev hakkını’ kullanarak, kent içi ulaşımı durdurabilecek. Belediye otobüsleri, şehir hatları vapurları ‘grev nedeniyle’ çalışmayabilecek.

Kaynak: Hürriyet-Aysel Alp

Sürü Psikolojisi Örneği Bir Olay Daha

Sürü Psikolojisi Örneği Bir Olay Daha

230 koyun birbirinin peşi sıra uçurumdan atladı.

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde kar yağışı ve sis nedeniyle sürüden ayrılan 330 koyundan 230’u, içlerinden birinin uçurumdan düşmesi sonucu telef oldu, 100 koyun ise kayboldu.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Güçlü Köyü’nün Duraklı mezrasındaki vatandaşlara ait koyunlardan 330’u, Solinan Yaylası’nda otlatılırken, kar yağışı ve sis nedeniyle sürüden ayrıldı.

Çobanların durumu bildirmesi üzerine, 3 gündür karlı dağlarda hayvanlarını arayan köylüler, telef olan koyunlarını bir dağın yamacında buldu.
Koyunları telef olan köylüler, kar yağışı ve sis nedeniyle sürüden ayrılarak kaybolan koyunlarını günlerdir aradıklarını söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü ekipleri de köye gelerek incelemelerde bulundu.

Bakanlık Herkese Ücretsiz Dağıtacak

Bakanlık Herkese Ücretsiz Dağıtacak

Sigarayı bırakma isteğinde olanlara Sağlık Bakanlığı’ndan güzel haber geldi.

Sağlık Bakanlığı tarafından sigarayı bırakma için kullanılan ilaçlar, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın vatandaşlara ücretsiz verilecek.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla sigara bırakma polikliniklerinde ilaç desteğinin ücretsiz olarak verileceğini belirterek, “300 bin vakaya yine verilecek. İlgili vakaların kimler olacağına, sigara bırakma polikliniklerinde görev hekimler karar verecek” dedi.

Müezzinoğlu, bugün sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçların vatandaşlara ücretsiz verilmesine ilişkin Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı’na ilişkin olarak “Türkiye’nin Dumansız Hava Sahası” adı altında tütün ve tütün ürünleri ile mücadele noktasında çok başarılı sonuçlar elde ettiğini söyledi.

Şu anda 2 milyonun üzerinde kişinin sigarayı bıraktığını belirten Müezzinoğlu, burada esas başarının son 5 yılda 15-25 yaş grubunda sigaraya başlama oranındaki düşme ile elde edildiğini belirtti. Müezzinoğlu, bu oranın yüzde 7-8 civarında olduğunu kaydetti.

“Sigara bırakma polikliniklerinde ilaç desteğini ücretsiz olarak, Bakanlar Kurulu kararı ile 300 bin vakaya yine verilecek” diyen Müezzinoğlu, ilgili vakaların kimler olacağına “sigara bırakma polikliniklerinde görev yapan hekimlerin karar vereceğini” bildirdi.

Bakanlar Kurulu’nca nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCI ve Vareniklin içerikli ilaçların, sigarayı bırakma tedavisi alanlara sayıları 300 bini geçmemek şartıyla sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz karşılanması kararlaştırıldı.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararında, sigarayı bırakma tedavisi alan hastaların; sayıları 300 bini geçmemek şartıyla herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Sağlık Bakanlığı’nca temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtımı yapılacak nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCI ve Vareniklin içerikli ilaçlardan, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri vasıtasıyla yararlanmada, 4736 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf olduğu belirtildi.

Nobel Fizik Ödülü sahiplerini buldu

Nobel Fizik Ödülü’nün bu seneki sahipleri Japon bilim adamları oldu.

Ödülü, Japon bilim adamları Isamu Akasaki (Meijo Üniversitesi, Japonya), Hiroshi Amano (Nagoya Üniversitesi, Japonya) ve Shuji Nakamura (California Üniversitesi, ABD) paylaştı.

Nobel Komitesi, Akasaki, Amano ve Nakamura’nın verimli mavi LED (ışık yayan diyot) keşfiyle Fizik ödülüne layık görüldüğünü, keşfin parlak ve enerji tasarrufu sağlayan beyaz ışık kaynaklarına olanak sağladığını açıkladı.

Komite, yaptığı açıklamada, Akasaki, Amano ve Nakamura’nın 1990’larda keşfedilen LED’lerin, beyaz lambaların geliştirilmesi için gerekli olan ve otuz yıldır keşfedilemeyen mavi LED’i keşfederek aydınlatma teknolojisinde önemli bir dönüşüme zemin hazırladığını belirtti.

Mavi LED’in keşfinin devrim niteliğinde olduğu vurgulanan açıklamada, beyaz LED lambalarının uzun ömürlü ve yüksek enerji tasarruflu olduğu kaydedildi.

Normal bir ampulün ömrü bin saat ve floresan lambasının ömrü 10 bin saatken, beyaz bir LED’in ömrü 100 bin saati bulabiliyor. Bu nedenle beyaz LED lambaları, elektriğin dörtte birinin aydınlatma amacıyla tüketildiği dünyada ciddi enerji tasarrufu anlamına geliyor.

AA

Kulağından Böcek Çıktı

Hindistan’ın güney bölgesinde kulak ağrısı şikayetiyle hastaneye giden adama yapılan muayene sonucunda kulağında böcek olduğu tespit edildi.

KBB doktorlarının mikro kamerayla kaydettiği görüntüleri görenler gözlerine inanamadı. Bir dakika 42 saniye süren operasyonla doktorlar böceğe zarar vermeden adamın kulağından çıkardı.

Dev böceği çıkartmak için cımbız kullanana doktorların hayvanı çıkarttıklarında böcek hala yaşıyordu.

Kulak deliğinden hayli büyük olan böceğin oraya nasıl girdiği ve adamın nasıl fark etmediği bilinmiyor.